8. CAHİT KÜLEBİ, “MEMLEKETİME BAKIŞ” KONULU ŞİİR YARIŞMASI SONUÇLARI BELLİ OLDU

Eylül 13, 2017

Niksar Belediyesi ve Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği işbirliği ile Türk edebiyatının mümtaz şairlerinden Cahit KÜLEBİ anısına bu yıl sekizincisi düzenlenen “VIII. Cahit Külebi, “Memleketime Bakış” konulu şiir yarışması sonuçlandı.

Yarışma neticesinde “Avrasya” rumuzu ile Kahramanmaraş’tan katılan D. Ahmet DALKANAT, “Öz Ülkem” isimli şiiri ile birinci olurken, “Yalın” rumuzu ile Şanlıurfa’dan yarışmaya katılan Mustafa SADE “Memleketim” isimli şiiri ile ikinci ve yine yarışmaya “Sözdar” rumuzu ile Batmandan katılan Ecir DEMİRKIRAN “Memleketim” isimli şiiri ile üçüncü oldular.

Niksar Belediyesince yarışmada derece alan şairlerden birinciye 3.000 TL, ikinciye, 2.000 TL ve üçüncüye de 1.000 TL ödül verilecektir. Ödüller 27- 28 Ekim 2017 tarihlerinde Niksar’da düzenlenecek olan ödül programında takdim edilecektir. Yarışmanın Jüri üyeleri ise şu şekilde olmuştur: Yahya Akengin/TÜRKSAV Başkanı, Özdilek Özcan/Niksar Belediye Başkanı, Ali Külebi/ Cahit Külebi’nin oğlu, Mehmet Nuri Parmaksız/İLESAM Başkanı, Remzi Zengin/Tokat şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı, Hasan Akar/Kümbet Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve İLESAM Tokat Temsilcisi, Sündüs Arslan Akça/Eğitimci Şair, Mahmut Hasgül/Eğitimci, Şair-Yazar.

Yarışmamızda ÖZ ÜLKEM adlı şiiri ile birinci olan Şair D. Ahmet Dalkanat’ın biyografisi: 1955 Elbistan doğumlu olan Dalkanat Eskişehir Eğitim Enstitüsü mezunudur. Sanat eksenli dosya dergiler çıkaran ve yerel radyo programcığı da yapan şairimiz halen Elbistan Uzunçarşı dergisini çıkarıyor.

Yarışmamızda birinci olan “Öz Ülkem” isimli şiiri

Koç yiğidin gönlüne sen yâr iken öz ülkem

Kardelenler geçerdi karlı dağlar içinden

Özgürlüğe koşardım sen var iken öz ülkem

Utanırdı önümde göz koyanlar suçundan

Kar yanığı türküler gecenin namlusuna

Sürülür de inerdin toprağın namusuna

Sen Asya gibi kokar ben kokuna yanardım

Yurtluk derdim adına iline can sunardım

Koç yiğidin gönlüne sen yâr iken öz ülkem

Gururumdun onurum sen var iken öz ülkem

Tarihin yalanları bize düştü amansız

Güvercinlerimizi gözlerinden vurdular

Alfabemiz yakıldı gize düştü zamansız

Habersiz kaldık öyle güne tuzak kurdular

İzbe bir yalnızlığın ortasına düştük biz

Her yangını sen sanıp ateşinde piştik biz

Sen Asya gibi susar biz su gibi kanardık

Pervane gibi döner etrafında yanardık

Tarihin yalanları bize düştü amansız

Sözlerimiz yetersiz aza düştü zamansız

Ne umutlar ekmişiz varlığına ezelden

Verilmiş olan akit vurur nefesimizi

Ferlerimiz dökülür ver elini tez elden

Kalp atışı parçalar gönül kafesimizi

Kim çözecek dilini bu garip suskunluğun

Açacak kapısını geçmişe küskünlüğün

Rüzgârın boşluğunda saçların savrulurdu

Kaybetmek korkusundan yürekler kavrulurdu

Ne umutlar ekmişiz varlığına ezelden

Can verip can alırız gerekirse tez elden

Kefaretsiz kalır mı savunmasız kalan yurt

Kim taşır kucağında hüznümüzü bedelsiz

Ölümlerin faili kul olmuş çakala kurt

Kim aklar sevdamızı sen olmadan ölümsüz

Kerbela’nın yangını az kalırdı yanında

Kılıçları bilenmiş kan kaynıyor kınında

Yaralı serçelerin gamlı bakar gözleri

Yürek dayanmaz buna deler geçer sözleri

Kefaretsiz kalır mı savunmasız kalan yurt

Yiğide gem vurulmaz diren dik dur asil kurt…

Öldüğümüz yerlerden doğ bizi sen Türkiye’m

Sar beni yüreğinin sıcağında yeniden

Geldiğimiz mevsime yağ bizi sen Türkiye’m

Sor beni anıların kucağında yeniden

Çoğul yalnızlıkları büyütürken bağrında

Tevhit çığlıklarına yol bulurken çağrında

Bu kararmış iklimde zemherinin yazı yok

Sana varmayan yolun bana gülen yüzü yok

Öldüğümüz yerlerden doğ bizi sen Türkiye’m

Sana akmayan suda boğ bizi sen Türkiye’m

Güneşin ayazında kalmayalım baharda

Sabahın beyazında kararmasın ellerim

Yitirdiğim sevdayı bulmalıyım seherde

Suya hasret çöllerde sararmasın güllerim

Gözlerimi gömerim toprağına taşına

Göz değdirmem yüzüne kirpiğine kaşına

Senden önce bir başka aşka düşüp yanmışsam

Kör kuyuda Yusuf’u hak etmişim kanmışsam

Güneşin ayazında kalmayalım baharda

Ayağa kalkacağız bir gün elbet seherde

Bu kadar geciktiğin yeter artık bekletme

Tarihin namlusunda ihanet mermileri

Nevruz diye nergisi yâd ellere koklatma

Olur ya elden çıksan mümkün mü vermeleri

Gezip gördün dünyayı yoktur güzel böylesi

Sen atamın anası Anadolu yaylası

Sen diye diye seni anlatabilmek zormuş

Yüreklerde taşınan avuç içinde kormuş

Bu kadar geciktiğin yeter artık bekletme

Bu son kale öz ülkem yabanıla koklatma

Haber Galerisi

TOP